Yapay zeka, yaratıcılığımızı tehdit mi ediyor? Son günlerde, ChatGPT, Google Gemini ve Claude gibi büyük dil modellerinin (LLM) kullanımının artması, özellikle üniversite öğrencileri arasında bazı endişeleri gündeme getiriyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) ders veren Kosmyna, son yıllarda öğrencilerin ders içeriklerini hatırlama yeteneklerinde belirgin bir azalma gözlemledi. LLM’lere olan bağımlılıklarının bilişsel yeteneklerini etkileyip etkilemediğini merak eden Kosmyna, durumu daha detaylı inceleme kararı aldı.
Araştırmalara göre, yapay zeka araçlarına fazla bağımlı hale gelmek, kullandığımız dili ve temel bilişsel işlevleri olumsuz yönde etkileyebilir. “Bilişsel yükün yapay zekaya devredilmesi,” zihinsel yeteneklerimizdeki aşınmayı artırabilir. Bunun sonuçları oldukça endişe verici olabilir ve bilişsel gerileme riskini doğurabilir. Örneğin, internetin yaygınlaşmasıyla birlikte, derinlemesine araştırma gerektiren konuların basit arama sorgularıyla yapılabilir hale gelmesi, insanların bilgiyi hatırlama yeteneklerini zayıflattı. Bu durum “Google etkisi” olarak biliniyor. Bazı araştırmacılar, internetin beynimizi diğer görevlerde serbest bırakan bir dış hafıza sistemi işlevi gördüğünü savunuyor. Ancak yapay zeka araçlarına daha fazla güvendiğimizde, hafıza ve problem çözme yeteneklerimiz üzerinde olumsuz etkilerin artabileceği konusunda uyarılar var.
Yapay zeka, ikna edici şiirler yazmaktan finansal tavsiyeler vermeye kadar birçok alanda insanları destekliyor. Öğrenciler de giderek daha fazla işlerini yapay zeka araçlarına devrediyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, özellikle gençlerin yapay zeka kullanımının eleştirel düşünme gibi kritik bilişsel beceriler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Kosmyna, bu potansiyel etkileri daha derinlemesine araştırmak istedi.
Kısa Bir Deney Kosmyna ve MIT Medya Laboratuvarı’ndaki meslektaşları, 54 öğrenciye kısa denemeler yazma görevini verdi ve katılımcılar üç gruba ayrıldı. Bir grup ChatGPT kullanırken, ikinci grup Google arama motorunu kullanarak, üçüncü grup ise hiçbir teknoloji kullanmadı. Deney konuları, sadakat, mutluluk veya günlük yaşamda yapılan seçimler gibi açık uçlu konulardan oluşuyordu. Sonuçlar henüz bilimsel bir dergide yayımlanmamış olsa da, Kosmyna bu bulguların önemli olduğuna inanıyor. Kendi zihinlerini kullanan öğrencilerin beyinlerinde yaygın bir aktivite gözlemlenirken, sadece arama motoru kullanan grup hâlâ görsel alanlarda aktifti. Ancak ChatGPT kullanan grup, beyin aktivitesinde yüzde 55’lik bir azalma kaydetti. Kosmyna, “Beyin uykuya dalmamıştı ama yaratıcılığa ve bilgi işlemeye karşılık gelen alanlarda çok daha az faaliyet gösterdi,” şeklinde yorumladı.
ChatGPT, aynı zamanda insanların hafızasını da etkiliyor. Yapay zeka grubundaki öğrenciler, yazdıkları makalelerden alıntı yapma konusunda zorluk yaşadıklarını belirtti ve bazıları denemeleri üzerinde herhangi bir sahiplik hissi hissetmediklerini ifade etti. Pennsylvania Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, yapay zeka sohbet robotlarının kullanılması durumunda bazı bireylerin “bilişsel teslimiyet” yaşadığını ortaya koyuyor. Bu durum, yaratıcılığımızın geleceği açısından önemli bir alarm zili çalıyor.