
SİBEL KÖSE ‘IN GOOD COMPANY’ (LOFTCAZ RECORDS)

Müzikteki yorumculuğu edebiyattaki çevirmenliğe benzetirim. Bizim caz camiamızın kusursuz çevirmenlerinin başında gelir şarkıcı Sibel Köse. Bu minval üzere harika bir albüm yaptı şimdi, plak olarak basılan “In Good Company” adında. Albüm farklı dönemlere, dillere ve müzikal geleneklere ait yedi caz standardından oluşan bir repertuvara sahip.
Şarkı seçimindeki tercihler kesinlikle ticarilikten uzak ve yorumlanması kolay olmayan şeyler. Aralarında Steve Allen, Gershwin, Cole Porter gibi isimler var. Köse’nin eşlikçi ekibi de çalgısının çok keyifli ve tecrübeli isimleri arasından seçilmiş; piyanoda Kürşad Deniz, trompette İmer Demirer, trombonda Bulut Gülen, tenor saksofonda Engin Recepoğulları, kontrbasta Kağan Yıldız, davulda Berke Özgümüş; tüm solocuların enfes solo ve pasajları mevcut.
Düzenlemeler ise parlak ve modern. Sayısız isme yaptığı eşlikler (ve Michael Borstlap ile verdiği konser kaydının) dışında albümü yoktu Köse’nin. Oysa en çok albüm yapması gereken oydu. O açıdan tutarlı ve iyi bir albüm olarak “In Good Company” diskografisi açısından hayırlı oldu. Bunu öptük başımıza koyduk. Ancak sıradaki beklentimiz kendi bestelerinden oluşan bir albüm. Usta çevirmenden artık bir yazar olarak eser bekliyoruz.
SELEN GÜLÜN ‘TWO WORDS’ (LOFTCAZ RECORDS)

Müzik camiamızın deyim yerindeyse yerinde duramayan, mütemadiyen araştıran ve üreten kızı piyanist, solist, besteci, eğitmen Selen Gülün. Plak formatında da basılan yeni albüm çalışması “Two Words” için hayli değişik bir yöntem uygulamış. İlk albümü olan “Just About Jazz”dan bu yana en sevdiği dört parçanın solo bölümlerini seçip yeni bestelerinin arasına yerleştirmiş.
Ortaya çıkan müziği albümün geçmiş ve bugün arasında kurduğu köprünün temel unsurlarından biri haline getirmiş. Bu da haliyle albümü (biraz da Selen’in karakterinin izdüşümü olarak) türler, tarzlar, coğrafyalar ve zamanlar arası bir gezintiye dönüştürmüş.
Aslında çıkan ürüne, Selen’in yaşamının ve sanatının dönemlerini anlatan kısa bir özet olarak bakmak da mümkün. “Two Words”, Selen’in müzik aracılığıyla dile getirdiği, kısa öykülerden oluşan bir hikâye kitabı gibi. Katılan müzisyenler (flügelhorn’da Kaan Karadavut, tenor ve soprano saksofonda Tamer Temel, basta Alper Yılmaz, davulda Mehmet Ali Şimaylı) parçadan parçaya farklı kombinasyonlarla çalıyor, ama hepsi armonik ve ritmik olarak ciddi katkılar sunuyorlar.
Kendisine ait 10 bestenin yer aldığı “Two Words”, Selen’in hem kendiyle hem dış dünyayla ve dinleyicisiyle kurduğu bağı temize çekiyor.