Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yetkilileri, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AK Parti) yönelik çözüm süreci hakkında önemli eleştirilerde bulundu. MHP’li bir üst düzey yetkili, PKK’nın tüm unsurlarının silah bırakmasını beklemenin gerçekçi olmadığını vurguladı ve sürecin yavaşlatılmasının doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti.
MHP’li yetkili, bir röportajında, karşı tarafın irade gösterdiğini ve eylemlerini sonlandırma yönünde adımlar attığını belirtti. “Burada süreci yavaşlatmanın bir faydası yok” diyen yetkili, terör örgütünün cesaretini kaybetmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye’de silahlı bir yapının kalmadığını belirten yetkili, Orta Doğu’da silah bırakmanın tam anlamıyla gerçekleşmesini beklemenin gerçekçi olmadığını ifade etti. “Bu durumu daha ilkesel bir perspektiften değerlendirmeliyiz. Terör örgütünün faaliyetlerini sonlandırma konusunda gösterdiği irade ve attığı samimi adımlar önemli. Bu noktada, onların bazı bedeller ödeyip ödemediği de değerlendirilmeli” dedi.
Yetkili, sürecin ilerlemesi için tek taraflı adım atmanın gerçekçi olmadığını, her iki tarafın da belirli adımlar atması gerektiğini öne sürdü. “Bazı adımlar atılabilir, bunlar küçük de olsa önemli” ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce işaret ettiği hamlelerin hayata geçirilmesini beklediklerini belirten yetkili, karşı tarafın müzakere pozisyonunun zayıflatılmaması gerektiğini vurguladı. “Onların hevesini kırmamak önemli” şeklinde konuştu.
Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun şubat ayında yayımladığı ortak rapor sonrası, sürecin çözümüne yönelik yasal düzenlemelerin ne zaman yapılacağına dair tartışmalar sürüyor. AK Parti’nin PKK’nın sahada silah bıraktığını teyit etme aşamasında olduğu biliniyor. Ayrıca, Bahçeli’nin TBMM grup toplantısındaki açıklamaları, sürecin titizlikle yürütüleceği ve toplumsal onarım ile güvenliğin sağlanması gerektiği vurgusunu taşıyor.
MHP’li yetkililer, Bahçeli’nin açıklamalarının Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmeden sonra geldiğini, sürecin duraksamasının seçime endekslenip endeklenmediği konusunda soruların gündeme geldiğini belirtti. “Terörsüz Türkiye meselesi, seçimle bağlantılı bir konu değil. Ne olacağı ve nasıl sonuçlanacağı üzerine şu an kesin bir analiz yapamıyoruz” ifadelerini kullandı.