İBB Davasındaki İfadeler Geri Çekiliyor: Sanıklar Baskı ve Yönlendirme İddiasında Bulundu

İBB Davasındaki İfadeler Geri Çekiliyor: Sanıklar Baskı ve Yönlendirme İddiasında Bulundu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında, etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerle ilgili tartışmalar derinleşiyor. Dava sürecinde, en az yedi sanık daha önce verdikleri ifadeleri geri çektiklerini ya da kabul etmediklerini dile getirdi. İki sanığın avukatları ise müvekkillerinin ifadelerinin baskı altında alındığını, yönlendirilerek ya da seçilerek tutanağa geçirildiğini iddia etti.

Son olarak, 8 Haziran 2026 tarihinde mahkeme önünde savunma yapan iş insanı Serkan Öztürk, ifadesini geri çektiğini belirtti. Öztürk, savcılıkta verdiği bazı ifadelerin bağlamından koparılarak tutanağa geçirildiğini öne sürdü. Mahkemeye şu açıklamalarda bulundu: “Ben ifadelerin hiçbirini okumadım. Çok açık ve net söylüyorum.” Ayrıca, etkin pişmanlık dilekçesinin eski avukatı tarafından yönlendirildiği için verildiğini ifade etti. Öztürk, “Bu etkin pişmanlığı kendi lehime kullanmak için yaptım, suçsa bu.” dedi.

Murat Kapki, 24 Mart 2026 tarihinde mahkemeye sunduğu dilekçeyle önceki beyanlarını geri çekti. Kapki, ifadelerini savcıların tahliye vaadi ve yönlendirmeleri doğrultusunda verdiğini belirtti. Kapki, “Baskı gördüm. ‘Bir gün bile burada yatmazsın’ diyorlardı, buna inandım.” açıklamasında bulundu. Ayrıca, duruşmada verdiği ifadelerin özgür iradeye dayalı olmadığını söyledi.

Vedat Şahin’in avukatı Muhittin Arık, Şahin’in daha önceki ifadelerini geri çektiğini ve bu ifadelerin yalnızca ilk ifadesinin geçerli sayılması gerektiğini savundu. Arık, müvekkilinin cezaevindeyken bazı avukatlar tarafından yönlendirildiğini öne sürdü ve “Müvekkilimin iradesi fesada uğratıldı.” dedi. Arık, Şahin’in en samimi ifadelerinin emniyet ve savcılıktaki ilk ifadeleri olduğunu vurgulayarak, sonradan verilen ifadelerin baskı altında alındığını ifade etti.

İBB davasında yaşanan bu gelişmeler, ifadelerin güvenilirliğini sorgulatıyor ve davanın seyrini etkileyecek önemli bir tartışma alanı oluşturuyor.

Author: Mehmet Kaya